Fikirler, anlatıldığında değil;
hayata geçtiğinde değer kazanır.
Markalara önerdiğim yaklaşımı önce kendi projelerimde uygularım.
Çünkü bir iletişim fikrinin gerçekten çalışıp çalışmadığını sunumlarda değil; gerçek kullanıcılarla karşılaştığında anlayabilirsiniz.
Bu yüzden AstroMondo, AstroMondo TV ve OK Play Games yalnızca kişisel projelerim değil; içerik, yayıncılık ve dijital deneyim üzerine geliştirdiğim fikirleri test ettiğim yaşayan projelerdir. Her biri farklı bir sorunun cevabını arıyor.
AstroMondo
Bir marka, insanların gerçekten takip etmek isteyeceği bir yayına dönüşebilir mi?
AstroMondo bu sorudan doğdu. Astrolojiyi yalnızca konu olarak kullanan; mizahı, editoryal dili ve yayın mantığını merkeze alan bağımsız bir dijital medya projesi.
Burada asıl test edilen şey astroloji değil; bir ilgi alanının sürdürülebilir bir yayın kimliğine nasıl dönüştürülebileceği.
Bugün aynı yaklaşım bambaşka sektörlere de uygulanabilir. Bir kadın moda markası yalnızca koleksiyonlarını tanıtmak yerine, kendi yaşam tarzını anlatan dijital bir yayın kurabilir. Bir banka gençlere yönelik yeni bir ürününü klasik reklamlarla duyurmak yerine, onların gerçekten takip etmek isteyeceği bir içerik evreni oluşturabilir. Bir teknoloji şirketi, ürün özelliklerini anlatmak yerine kendi uzmanlık alanında referans kabul edilen bir yayın haline gelebilir.
AstroMondo, bu yaklaşımın çalışan örneklerinden biri.
AstroMondo TV
Aynı fikrin video diline dönüşmüş hali.
Her yayının kendi anlatım biçimi vardır. AstroMondo TV, yazılı içeriklerin videoya nasıl dönüştürülebileceğini, tek bir fikrin farklı mecralarda nasıl yaşayabileceğini ve bir yayın markasının nasıl büyüyebileceğini test etmek için geliştirildi.
Amaç video üretmek değil; aynı fikri farklı formatlarda sürdürülebilir hale getirmek.
OK Play Games
İnsanlar reklama değil, deneyime katılır.
OK Play Games bu düşünceden doğdu. Markalar bazen anlatmak yerine yaşatmalıdır. Bir oyun, küçük bir uygulama ya da etkileşimli bir deneyim; çoğu zaman klasik bir kampanyadan daha güçlü bağ kurabilir.
İlk proje olan LotoGold, bu yaklaşımın çalışan örneklerinden biri. Bugün aynı yapı bir içecek markasının ürün lansmanına, bir bankanın sadakat programına, bir perakende markasının kampanyasına, bir eğitim platformunun kullanıcı deneyimine ya da bir etkinliğin ziyaretçi etkileşimine uyarlanabilecek bir iletişim modeli olarak düşünülebilir.
Burada amaç oyun geliştirmek değil; markaların insanlar tarafından deneyimlenen fikirler üretmesine yardımcı olmak.
Ortak Nokta
Bu projelerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmadı. Her biri aynı çalışma biçiminin farklı bir uygulaması.
Önce anlatmaya değer bir fikir. Sonra o fikri yaşatacak doğru format. Ve sonunda insanların gerçekten takip etmek isteyeceği bir yayın, deneyim ya da ürün.
İnsanlar reklamlara maruz kalır.
Ama yalnızca ilgilerini çeken fikirlerle bağ kurar.