Bir Fikrin Formatı, Fikrin Kendisi Kadar Önemlidir.
İyi bir fikriniz olabilir. Ama onu yanlış biçimde anlatırsanız kimse fark etmeyebilir. Pazarlamada çoğu zaman fikrin kendisine odaklanıyoruz. Ne söyleyeceğimizi düşünüyor, sonra bunu bir reklam filmi, sosyal medya paylaşımı, video ya da yazıya dönüştürüyoruz.
Oysa bazen sorun fikirde değildir. Fikir doğru biçimde işlenmemiştir.
Bir müze düşünün
Yıllardır sergilediği eserleri anlatan uzun metinler hazırlıyor olabilir. Eserin tarihini, sanatçısını, dönemini anlatıyordur. Hepsi doğru olabilir. Ama aynı eserleri, ziyaretçinin karşısına bir hikâyenin parçası olarak çıkarırsanız başka bir deneyim oluşur.
Çünkü fikir aynı kalsa da insanın onunla karşılaşma biçimi değişmiştir. Fikir değişmedi. Format değişti.
Formatın gücü
Bir hikâye podcast olabilir. Aynı hikâye kısa bir video olarak da anlatılabilir. Bir düşünce makalede derinleşebilir, tek bir cümlede akılda kalabilir. Bir ürünün özelliğini anlatan uzun bir metin kimseyi ilgilendirmeyebilir; aynı özellik gerçek hayatta yaşanan komik bir olayın içinde çok daha anlaşılır hale gelebilir.
Mesele her fikri kısa videoya çevirmek değil. Fikrin doğal olarak hangi biçimde yaşadığını bulmak.
Format davranışı belirler
Bir insan uzun bir yazıyı okumak için zaman ayırır. Bir videoyu başka bir işle uğraşırken izleyebilir. Bir podcast’i yolda dinleyebilir. Bir görseli birkaç saniyede anlayabilir. Bir bülteni her hafta açmayı alışkanlık haline getirebilir.
Format, içeriğin yalnızca ambalajı değildir. İnsanla fikir arasındaki karşılaşmanın biçimidir.
Yanlış format, doğru fikir
Bazen markalar iyi bir fikri yanlış formatta anlatıyor. Sonra da fikrin işe yaramadığını düşünüyor. Oysa sorun başka yerde olabilir: Doğru düşünce, yanlış yerde karşısına çıkmıştır.
Bir çocuğa verilecek uzun bir kullanım kılavuzu ne kadar doğru olursa olsun işe yaramayabilir. Aynı bilgi birkaç basit çizimle anlatıldığında anlaşılabilir.
Bilgi değişmedi. İnsanla buluştuğu biçim değişti.
Doğru soruyu sormak
Bu yüzden içerik üretirken yalnızca “Ne söyleyeceğiz?” diye sormak yetmiyor. Bir de şunu sormak gerekiyor:
“Bu fikir insanın karşısına hangi biçimde çıktığında en güçlü haline ulaşır?”
Bazen cevap bir film olur, bazen tek bir cümle. Bazen bir podcast, bazen bir oyun, bazen de insanların her hafta beklediği bir yayın formatı.
İyi formatın etkisi
İyi format fikri basitleştirmez. Onu daha anlaşılır, daha hatırlanabilir ve daha paylaşılabilir hale getirir. Bugün bir fikri yazıya, görsele ya da videoya dönüştürmek her zamankinden daha kolay. Ama kolayca üretilebilmesi, doğru biçimde anlatıldığı anlamına gelmiyor.
Çünkü aynı fikir yanlış formatta kaybolabilir. Doğru formatta ise kendine ait bir hayat bulabilir.
Bir fikrin formatı, fikrin kendisi kadar önemlidir.